İstanbul’un küçük bir çocuğu olsa adı sanırım “Bodrum” olurdu. Öyle ki her anı ve yeri İstanbul’un ruhu ile dolu. Şimdi yaşadığı depremle gündeme gelse de bu bile Bodrum’u İstanbul’la bir adım daha yaklaştırdı.

Bodrum, Paşa’sı Zeki Müren’li dönemlerden başlayarak İstanbul’la neredeyse aynı evreleri yaşadı. Önce beğenildi, üst kesimin uğrak yeri oldu. Sonra iş olanaklarının artmasıyla yüksek oranda göç aldı ve nüfusu farklı kesimleri bir araya getirdi, iki yer de enlemesine doğru büyüdü. Şimdi Bodrum da bir caz kulübünde gün batımında içkinizi yudumlarken, başka bir akşam bir gece kulübünde sabahlayabiliyorsunuz. Ya da bir beach club’ta “Happy hour” da eğlenirken öte yanda farklı tekne turları seçeneklerine gidebiliyorsunuz. Kısacası iki merkezin yaşayışı trafiğinden eğlencesine, artık çok yakın.

Biz İstanbul’u değiştirmek isterken, turistik yerlerimizin de İstanbul’a benzemesi turistik çeşitlilik açısından önemli bir sorun olacak gibi duruyor.

YORUMLAR