Popüler kültürün temeli, ortak duyguların herkes tarafından algılanabilir bir dille anlatılmasına dayanıyor. Çeşitli medya araçlarınca maruz kaldığımız bilgi hücumu, özellikle beş duyumuz tarafından alınır, kolay özümsenir ve sindirilebilirse; beğenilir, tutulur oluyor.

Ama kalıcılık, hatırda kalma ya da özümseme (hayatına yararlı hale getirme) sonucu, bu tip hızlı tüketimle gerçeklenemiyor. İşte tam bu anda günümüzün en büyük hastalıklarından biri olan tatminsizlik, doyumsuzluk baş gösteriyor.

Gün geçtikçe ne yediklerimizden, ne gördüklerimizden, ne yaşadıklarımızdan tatmin olamaz ve hayatı yaşayamaz hale geliyoruz. Oysa hayatta her şey zor olanı basitleştirmek için yapılmıyor mu? Bunca icat, yenilik, değişim daha rahat yaşanabillir bir hayat için değil mi?

Peki ne durumdayız?

Basitleştikçe zorlaşan içinden çıkılamaz hale gelen duygular, olaylar ve gerçeklik karmaşasına dönüşen bir geleceğe yol alıyoruz. Yarını inşa ederken kendimizi yok ediyoruz…

YORUMLAR