Klasik kitapların filme çevrilmesi hem kitapseverleri hem de sinemaseverleri genelde heyecanlandırır. Kitabı okuyanlar hayallerinde kurguladıklarını filmde görmek isterler. Filmden etkilenen sinemaseverler de kitabı merakla okumak isterler.
Şubat ayında çok ses getiren roman uyarlaması “Hamnet” de bunun çok iyi bir versiyonunu görmüştük; ancak çağımızın en iyi aşk romanların biri olan Emily Bronte’un “Uğultulu Tepeler” inde maalesef göremiyoruz.
“Uğultulu Tepeler”, güçlü oyuncu kadrosu ve gösterim tarihi olarak seçtiği 14 Şubat ile çok iddialıydı. Ancak film, maalesef yarattığı heyecanın altında kaldı. Film adına söylenebilecek tek olumlu şey, görselliği. Hikayenin anlatımında günümüz ilişki tipleri de resmedilmeye çalışılsa da Bronte’un ilk ve tek romanındaki kasveti doğru yoldan yakalayamıyor.
İki Oscar adayı oyuncu Margot Robbie ve Jacob Elordi ise oyunculuklarıyla da filmi yukarı çıkaramıyor. Ne diyelim, evde bir ara “izlense de olur” denebilecek bir film olarak akılda kalıyor.






